bittigiman.com nedir?

bittigiman.com hayatın sıradan gidişinde, yaşantınızın en olmadık anında, “işte benim bittiğim an bu andır” dedirten olayları anlatıp rahatlayabileceğiniz bir internet sitesidir.

bittigiman.com nedir?

bittigiman.com hayatın sıradan gidişinde, yaşantınızın en olmadık anında, “işte benim bittiğim an bu andır” dedirten olayları anlatıp rahatlayabileceğiniz bir internet sitesidir.

Alışveriş Merkezinde Bulmaca Çözmek

Geçenlerde kız arkadaşımla ismi lazım değil bir alışveriş merkezinde oturalım bir şeyler yiyelim dedik. Neyse güzel bir döner ve patates kızartmasının ardından çaylarımızı yudumladık. Derken ben ayağımı şöyle bir ileri geri attım ve o sıra ayağımın altında bir gazetenin olduğunu fark ettim. Bir baktım çözülmemiş ve bana doğru bakan bir bulmaca. :)

Neyse bulmacayı aldım elime sağıma soluma baktım, az ilerideki adam gazete okuyor. Gazetenin üzerinde “posta” yazması nedense bu bulmacanın ona ait olduğu hissini uyandırdı bende ve kız arkadaşımda. Ancak adam eşi ile birlikte gazete okumaya devam ediyordu. Bulmacayı arar gibi bir halleri yoktu. Biz de fırsat bu fırsat şu bulmacayı çözelim dedik. :) Nerden bilelim adamın birkaç dakika sonra yerde falan bulmaca arayacağını. Adam yerde bulmaca ararken biz gazeteyi kendimize doğru çekip sakladık.

Aradan biraz zaman geçti ancak adamın ve karısının arama çalışmaları bir türlü sona ermedi. :) Biz de artık adam önümüzdeki bulmacayı zaten görecek diye adama bulmacayı vermeye karar verdik. Götürüp kendi ellerimle teslim ederken ve defalarca özür dilerken yerin dibine battım. Adamın ve karısının kahkahaları karşısında “işte benim bittiğim an bu andı” dedim. :)

Buharlaşmaya Uygulamalı Örnek Verdim

Lise son sınıftayız. Derslerimiz Öss dolayısı ile erken bitmiş, 2 ay öncesinden çıkışlar verilmişti. Okulun bu son gününde sınıfta şenlik, gır gır, şamata eksik değildi. Başka bir arkadaşımı elindeki su şişesiyle ıslatmaya çalışan kankamı uyarmaya kalmadan, üzerime gelen suyun çarpıcı etkisiyle şaşa kaldım :) Bunun altında kalmamalıyım düşüncesi ile kendime hemen bir başka şişe buldum.. Lavabolara koşup ağzına kadar doldurdum :) Kankamı buldum ve baştan aşağı bir güzel üzerine boşalttım :) Lakin savaşı benim başlattığımı söyleyerek elinde dolu şekilde hazır bekleyen şişe ile beni kovalamaya başladı.

Hemen okul çıkışı dersanemde deneme sınavım oldugundan, saçlarımın ve kıyafetlerimin ıslanması pek iyi olmazdı diye düşündüm.. Kovalama esnasında döndük dolaştık sınıfa geri geldik. :) En arkaya sindim, öne doğru eğildim ve ceketimi kaldırarak saçlarımı örtmeye çalıştım, başımdaki jöle akıp beni mahvetmesin diye. :) devamını okuyayım..

Höyyyt! Dayı Kum Göçüyooor!

Yıllar önceydi(sanırım 1997). Dayım bir arkadaşının yanından bize telefon etmiş, arabayı servise bakıma verdiğini ve bizim onu ordan almamızı söylemişti. Gideceğimiz yer orman içerisinde güzel bir kulübe büro idi ve yakınlarında doğal kaynak suyu vardı. Dayım gelirken bidon, şişe vs. türü şeyler istedi bizden. Ben okuldan yeni gelmiştim ve babam işte idi. Komşumuza rica ettik. Bizim araba ile dayımın dediği yere gittik. Arabadan indik, dayım bizi karşılamak için oradaydı. Bidonları, şişeleri de yanımıza aldık. Ormanın girişindeki suya doğru ilerledik. Çok kalabalıktı, insanlar sanki akın etmişlerdi su için. Kayaların arasına yerleştirilmiş beyaz temiz düzgün bir borudan akan buz gibi soğuk, tatlı mı tatlı su. Sıramızı bekledik. Şişeler doldu. Yüklendik hepsini arabaya doğru yola koyulduk.

Dönüş yolunda dümdüz giderken dayımlar kumdan(?) gitmemek için yollarını değiştirdiler :D Bende çok bilmişim ya. Ayakkabılarıma güvenip dümdüz oradan geçmek için ilerledim. devamını okuyayım..

Silah atarken playback yapmış gibi oldum

Temmuz 2003. Memlekette yakın bir akrabımızın düğünündeyim. Karadeniz düğünü olması sebebiyle silah atılması muhtemel, hatta olması gereken bir şovdur. Günler öncesinden makinaları ayarladık, temizliklerini yaptık, şarjörleri doldurduk. Düğün günü geldiğinde silahlar belde yerimize kurulduk. Vakit ilerledi açılış büyük amcamız tarafından yapıldı. O dakikadan sonra susmak bilmeyen silah sesleri. Ortalık biraz dindiğinde sıra gençlerde denildi çıkardık silahları, verdik mermileri ağızlara :) Kuzenle birlikte aynı anda başlayıp aynı anda bitirecektik ahenk içerisinde. devamını okuyayım..

Kahve paketi sandım ıslak mendil çıktı

Metro Turizm ile şehirler arası bir yolculuk esnasında (1 Şubat 2008) otobüs görevlisi arkadaş servis yapıyordu. Bana geldiğinde ne istersiniz sorusuna cevabım, “kahve alabilir miyim?”, oldu. :) Metro Turizm reklamlarıyla bezenmiş küçük poşetleri bana verdi. Küçük poşette karıştırma çubugu ile şeker ve süt tozu var sanarak, motivasyonumu tamamen kahve sandığım büyük cancanlı poşete çevirdim. Poşetin ağzını açtım ve servis elemanının sıcak su getirdiğini farketmeksizin bardağıma boşaltmaya çalıştım. Bardakta hiçbir şey olmadığını görünce önce paketin içine baktım sonra sıcak su getiren arkadaşa. Yanımdaki beyfendi elini ağzına götürüp gülmeye başladığında henüz bitmemiştim :) Elinde su beni bekleyen arkadaş:

-Abi o kolonyalı mendil, kafa yapar kahvede, sen sadece kahveyi boşalt dediğinde :D işte benim bittiğim an bu an dedim. :)

Yanımda başkası vardı

Ankara’da arkadaşlarla akşam işten çıktık otobüse binmek için durağa doğru yürüyorduk. Hava biraz soğuk olduğu için karşıya geçmek için metroyu kullanmanın en akıllıcası olacağını düşündük. Metroya ineceğimizden adımlarımızı biraz daha hızlı tuttuk haliyle. Yanyana konuşarak gidiyorduk. Metro kalabalık olduğu için birbirimizin yüzüne bakmadan ilerlemek zorundaydık. Haliyle birbirimize bakacak olursak oradan geçen birisi ile çarpışmamız içten bile değildi. :) Metrodan çıkarken hararetli hararetli bir şey anlatıyordum. Erkeğiz neticede küfürlü konuşuruz. :) Elimi kaldırıp soluma doğru küfürlü bir şey söyledim ki solumdaki kişinin arkadaşım olmadığını fark ettim. :) İşte benim bittiğim an bu andı. O sıra ne kadar yerin dibine geçtiğimi hatırlamıyorum doğrusu. :)

Solumdan gelen arkadaşım, senin de metroda kart almak için durduğunu nerden bilebilirdim be kardeşim. :)

Otobüs kartımı bulamadım

İşe kartlı otobüs ile gittiğim için maaşı aldığım zaman genelde iki üç tane 20 binişlik otobüs kartı alır ve cüzdanıma koyarım. Cüzdanımı her gün onlarca kez açtığım için cüzdanımdaki bu otobüs kartları ay sonuna yaklaştığımızda tanınmaz hale gelir. Ve o güzelim gıcır gıcır kartlar hiç kullanılmadığı halde eski püskü bir hal alır. Ve ay sonu yaklaştığında da bu kartları daha fazla zedelenmesin diye cüzdanımdan çıkarır ve montumun iç cebine ya da çantama koyarım. Ara ara otobüste kitap okurken kitabımın arasında unuttuğum da olmuştur :)

Otobüse bindiğim durak hemen evin karşısında olduğu için evden çıkar çıkmaz otobüsün geldiğini rahatlıkla görebilirim. Yine bir gün sabah evden çıktığımda tam kapıdan çıkarken otobüsün durağa yanaştığını gördüm ve koşmaya başladım. Caddenin karşısına geçtiğim zaman sanırım şöför beni aynadan görmüş olacak ki benim otobüsün yanına kadar gelmemi bekledi. devamını okuyayım..

Sarhoş değildim ama koca camı görmedim

Bir cumartesi akşamı güzel bir gece kulübünde bayan arkadaşların da oldugu bir buluşmadaydık. Muhabbet güzel, müzik güzel, danslar süper, ışıklar loş, ortam hoş haliyle bazılarımız da sarhoş. Ben de içkimi bitirdikçe eleman sağolsun -bir tane daha abi, buz gibi- deyip önüme getirdi. Dördüncüyü de sakince götürdüm. Sonra Dj arkadaş sağolsun anlamsız bir şekilde oyun havası çalmaya başlayınca kimse yerinde kalmak istemedi :) Hep birlikte kalktık oynamaya. Oyun esnasında arkamı döndüğümde sürpriz konuklarımın oldugunu gördüm :D İşin komik tarafı ben oynarken -ohh ohh maşallah bravo aslanım– gibi nidalar o arkadaşlarıma aitmiş… Onlar kulübün balkonuna geçtiklerinde, ilk fırsatta kenimi oyundan koparıp ben de yanlarına gittim :) Hoşsohbet onlarla birlikte de devam etmeye başladı :) 10-15 dk konuştuktan sonra berabar resim çekinesimiz geldi. Ben içeriye doğru koşmaya başladım makinayı almak için.**

(**Kulübün balkon camekanları aralıklarla yukarıdan aşağıya profillerle bezenmiş, kapısı ise en köşede ve diğer camekanlardan ayırt edilemeyecek bir görüntüdeydi.) devamını okuyayım..